18 Ocak 2011 Salı

Hediyelerim....

Sevgili Serpil'in gönderdiği yılbaşı hediyelerim.Hepsi hazırlayan arkadaşım gibi zarif ve güzel.

14 Ocak 2011 Cuma

Tamamlananlar...

Geçen haftadan beri elimde sürünüyorlardı.Nihayet bunları bitirdim ama bende bu aç gözlülük varken daha çok yarımlarım olur...
Yeğenim için ördüğüm bere..Örneğini hazır bir bereden çıkardım.Hem kolay hem de zevkli oldu.Kesme yok, direkt bir dikdörtgen örüp birleştiriyoruz.Üstünden de büzdürülüyor..6 numara şişle Feza'nın kalın yünlü bir ipiyle ördüm. 


Eşime seyahatlerde kullanması için diktiğim küçük çanta..Suni deriden dikildi, dikerken dikiş makinamın iğnesini de kırdım.Fermuar kısmını elde diktim.Çantanın derisini bir milyonculardan çok ucuz bir fiyata almıştım.Çanta bitince gözüme çok sade geldi, üstüne de çapayı diktim..

Bunlarda Ateş böceğine yapılanlar..Annesi sesli oyuncak istedi.Süpriz yumurtaların içlerine nohut, mercimek ve küçük çanlardan koyup, dışlarına bir kılıf ördüm.Renkli olanları da Yasemin'in bloğundakiler gibi baykuş yapabilirmişim aslında...



11 Ocak 2011 Salı

Oradan Buradan...


Daha önceden yaptığım bir kaç şeyi eklemek istedim.Bugünlerde epey bir şeyle uğraşıyorum ama hiç birini tamamlayamadım hepsi yarım bekliyor..Elimdeki kitap çok heyecanlı ama onu bile bitiremedim.Birde evdekilerin sırayla hastalığı... Ama nedense bu sıra bana hiç uğramıyor.Uğrasa da ben anlamıyorum..

Bu kapı süsü tam bir geri dönüşüm projesi oldu.Gazete kağıtlarını kıvırarak bir rulo hazırladım.Eski bir kumaşla kapladım.Geniş kurdeleler kardeşimin düğününden.Üstteki süste kardeşim için aldığım nikah şekeri numunesiydi.Alttaki fiyonk bir çikalata kutusundan..Ben deniz kabuğu yapıştırdım ama başka şekillerde de süslenebilir..
İlk dikiş denemem mutfağıma perde oldu.Lojmanda oturduğum için çok pahalı bir kumaş kullanmak istemedim.Kumaşın metresini 1,5 TL'ye  Bursa pazarından almıştım.Tülin abla uzunluklarını ayarladı, kumaşı seçmemde yardımcı oldu.Uçlarına güpür geçtim.Kuşaklarını yanlarına da aynı kumaştan güller yaptım.Çok zevkliydi, bundan sonrakiler için cesaret verdi.İlk resim ne kadar uğraşsamda net çıkmadı.



7 Ocak 2011 Cuma

Notre Dame de Paris...

Victor Hugo'nun ünlü romanı Notre Damın Kamburunu ortaokul yıllarımda okumuştum.Annem, küçükken seyrettiğim filmini de günlerce unutmadığımı ve Kambur (Quasimodo) için ağladığımı anlatır..Bu romandan uyarlanarak sahnelenen Notre Dame de Paris müzikalini seyrederken bu anılar aklıma geldi.

Müzikale ilişkin biraz da ansiklopedik bilgi..Notre Dame de Paris, ilki Eylül 1998'de, Paris'te bulunan Paris Kongre Sarayı'nda oynanmış, müzikalin sözlerini Luc Plamondon yazmış, bestelerini Richard Cocciante yapmıştır..Fransa, Belçika, İsviçre ve Kanada gibi Fransızcanın anadil veya yoğun olarak kullanıldığı ülkelerin önemli şehirlerinde sahnelendikten sonra orijinal müzikalden daha kısa olan bir ingilizce versiyonu 2000 yılından itibaren Amerikada ve tam İngilizce versiyonu da Londra'da oynanmış olup müzikalin dünya çapında tanınıp sevilmesine vesile olmuştur. Çok büyük bir başarı yakalamış ve bir çok kere sahnelenmiştir (Alıntı-Wikipedia)

Müzikalde pek çok beste mevcut.Ama benim dinlemekten hiç bıkmadığım Belle şarkısı.Bu şarkıyı da sadece Fransızca olarak ve Galou'dan dinlemek harika..
video

Not:Bu sıralar sadece müzik dinleyesim var galiba..Bloğumda bir süre böyle gitsin bakalım..

6 Ocak 2011 Perşembe

Blackmore's Night- Village Lanterne

Ruh halimin bana dahi bıkkınlık getirdiği , evdekilerin ve iştekilerin yanından kaçalım dediği anlarda yani bu sıralar en çok dinlediğim şarkı...

Not:Gitarist, efsanevi  Deep Purple  grubunun gitaristi Ritchie Blackmore..

4 Ocak 2011 Salı

Ateşböceğimin Örgüleri-II

Ateş böceğime ördüğüm süveterler.Aslında bir kaç ay önce bitmişti.Yaka ve kollarını  yeni tamamladım.

30 Aralık 2010 Perşembe

İyi Yıllar...

MIRILDANDIKLARIM

Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hala sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
'içtenliğin' yada 'dünya görüşünün' kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hala bir umut var mıdır
Çikmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz
Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim , yani bizim için...

MURATHAN MUNGAN

29 Aralık 2010 Çarşamba

Yılbaşı Hediyelerine devam-IV

Küçük oğlumun öğretmenleri için Öğretmenler gününde yaptıklarımı paylaşmıştım.Bu sefer onlara diktiğim cüzdanların içine koyacağım hediyelerden kaftan anahtarlıkları ekliyorum.Yıl sonu  geldiği için işyerinde işler çok yoğun.Cüzdanları dikmeyi bitiremedim, bitirnce hepsini topluca eklerim artık.

24 Aralık 2010 Cuma

Yeni Yıl Hediyelerine Devam -III

Kalın iple yaptığım firkete atkılar..Yapılışı çok kolay ve yarım saat içinde bitiyor.Kalın ipi firkete şişine 2 kere dolayarak, farklı bir iple aradan bağlanarak yapılıyor.
Yeğenlerime yaptığım atkılardan eşimin yeğenlerine de yaptım.İki tane şirine amcalarından çok beni beklerler, bende onlara bir şeyler hediye etmeye ve sevindirmeye bayılırım.
Tabii bunlara bere ve cüzdanda eklenerek takım yapılacak...



Yılbaşı Hediyelerine Devam-II

Baykuş yastığı Tülin ablanın bloğunda gördüğümden beri yapmak istiyordum.Kalıbını da çıkardım ama bir türlü dikmek mümkün olmadı.en sonunda izinli olduğum bir güne bunu sığdırdım.Baykuş figürünü çok seven arkadaşıma yılbaşı hediyesi olacak.

Not: Aynı yastık modelini sevgili Nergiz'in bloğunda da rastladım.Onun yaptığı gibi bende kanatları önce arkadan dikmeye çalıştım.Ancak potluk yaptı, olmadı.Daha sonra Tülin ablanın söyledikleri aklıma geldi.O da kanatlarda zorlandığını, bir daha dikerse önden dikeceğini söylemişti.Bende abla sözü dinledim.Çokta iyi yapmışım, önden dikişle daha şirin oldu.

Daha sonra gözlerini biraz daha belirgin yapayım dedim ve amigurumi gözlerden kullandım.

23 Aralık 2010 Perşembe

Dekopaj,Keçe Kitap Ayıraçlarım...

Bir kaç ay önce internetten  kitap ayraçları için dekopaj resimleri indirmiştim.Ama bunları nasıl kullanacağımı bilemedim.Aklımda ince mdf tahtalara yapıştırmak vardı.Ne mümkün o boyutta tahta bulmak.Yapı marketlere bunlar için gitmeyede vakit olmadı.Lolipu'nun bloğunda keçe üzerine yapılan dekopajı görünce, neden olmasın dedim.O peçete ile yapmıştı, ben resimleri kullandım.Ama istediğim gibi olmadı .Resimler kalın keçeye tam yapışmadı.Yanları kötü durdu.Nasıl kurtarayım diye epey düşündüm ama aklımada bir şey gelmedi.Onlardan umudumu kesip, baykuş yastıklarımı dikerken, keçeleri de dikebileceğim aklıma geldi.Ve sonuç...



20 Aralık 2010 Pazartesi

Yılbaşı Hediyelerine Devam-I

Yine İstanbul'a giden hediyelerimden.İki güzel yeğenim için hazırladım.Aslında çok süslü değilimdir ama kızlara yaptığım şeyleri süslemeye bayılıyorum..
Bere, daha önce öğretmenlerimize ördüğümden , bu sefer küçük keçe  çiceklerle süsledim.Atkı firkete işi, hem janjanlı hemde örmesi çok kolay.Cüzdanımız sevgili Yasemin'in bloğundaki anlatımına göre yapıldı.Yanlarına  seveceklerini düşündüğüm  birde kitap koydum.Her ne kadar çocuklar kitabı hediye olarak görmese de, her çocuğun küçük bir kitaplığı olması gerektiğini düşünüyorum.


Ahşap Kutum...

Hafta sonu bu kutuyla uğraştım.Bir kaç gün sonra yeni yıl hediyesi olarak İstanbul'a gidecek.Umarım beğenilir ve severek kullanılır....

Kabartma kısımlarında farklı bir teknik denedim.Teknik demekte doğru değil ya uydurmasyon diyelim.Resimleri krem rengi sünger kağıda yapıştırıp, kenarlarından kestim.Hamur kabartmayı denemediğim için bilemiyorum ama bu şekilde çok kolay oldu.Tabii üzerlerine dekopaj tutalı sürdüm.Bu arada verniğim bitti, akşam tekrar iyice vernikleyeceğim.